İnternet sayesinde kolayca erişilmesi mümkün, sosyal paylaşım amacı güden, basit bir blog, burada da bizim beğendiğimiz hayatı kolaylaştıracak , el becerileri , yaşam tarzı ,moda ,yemek ,çocuk, tatil ,ekonomi ,edebiyat ,dantel yapımı , örnekleri ,kadınların hayatını kolaylaştıran püf noktalar , makyaj ,ahlaki konular ,dini sohbetler ,teknolojik yenilikler , politik , ekonomik çözümler kısacası her şey .
20 Aralık 2015 Pazar
11 Aralık 2015 Cuma
Genclik sirri
-->
Çok uzun zaman önce (800) bu yeşil diyarda, buranın gerçek sahipleri,bir masal anlatırdı, bu dereler bu ormanlar, bu temiz topraklar hep onların kalacakmış,hiç akıllarına burdan silinip gidecekleri gelmezmiş... Yer yüzünde tam bir saltanat kuran hangi halk kalmış kii,bu masal da ki diyarın sakinleri kalsın. Maddi, manevi çok temiz insanlarmış,bu ahalinde en yoksulu dagın yamacında dere kenarında sesizce ailesiyle yaşarmış. Bu ailenin küçük kızı ormanda akşama kadar gezer güneş batmaya başlayınca eve dönermiş. Annesi ona çok yalvarır mış,gitme yavrum başına bir iş gelir diye... Bu böyle devam etmiş yıllarca, genckız olmuş,güzelligi dillere destan olmuş,duyan onu görmek için daga gidiyor arayıp tarayıp onu bulamıyormuş,megerse gençkız kendini oduncu kılıgında daglarda gezermiş,,elinde balta ip dolanırmış, rastladıklarında dilsiz taklidi yapar, herkesi kandırırmış..
|
8 Aralık 2015 Salı
Göcmen kuşuz yarına
Yolun başında durmuş gelip geçene bakıyordu. Ağarmış sakallarını sıvazlayıp duruyordu . Başında ki kalpagını düzeltip yeniden karşıdaki denize bakmaya devam ediyordu. Torunu yanda çakıl taşlarıyla oynarken yanına eski arkadaşı Mehmet geldi. Selamlaştılar oda yanına oturdu, eskiden olan hikayeleri tekrar yad etmeye başladılar. Küçük torunu onlara baktı derinden sohbete daldılar , onu unutmuş gibiydiler, yavaşça denizi daha iyi seyredebilmek için uçuruma doğru yaklaştı büyük kayalardan aşagı ayakları sarkıttı, yere oturdu,elindeki çakıl taşlarını atmaya başladı.Gözlerini denizden alamıyor ve gökyüzündeki kuşları seyretmeye başladı "v" şeklini almışlardı güneye doğru uçuyordular."Dedesi göçmen kuşların güneye sıcak memleketlere gittiini söylemişti". Çocuk düşme tehlikesini farketmediği için dedesinin yaşadığı korkuyu yüzünde göremedi,belinden geriye çekildiğini hissetti."Yavrum sen ne yapıyorsun ! düşersin burdan, derken sesi titriyordu , yaşlı adamın. Torununa sımsıkı sarıldı,gözlerinde şevkatle sarıldı. Onu bankın yanına götürdü, "sende uçup gidecektin göçmen kuşlar gibi.." derken onu oturttu ve yanına oturdu. Derin bir soluk aldı, "Sakın birdaha oturma ve fazla yaklaşma tamammı, söz ver bakim bana " dedi ve gözlerinin içine baktı.Dedesinin gözlerini çok seviyordu ona şevkatle bakıyorlardı. Onu üzmemek için hemencek" Tamam dedecim söz! dedi. Dedesi durdu ve her zaman yaptığı gibi anlatmaya başladı . Mehmet amcada onlarla oturmuş Hüseyin dedeyi dinlemeyi başladı. "Birzamanlar bizim memlekette senin gibi küçük bir kız vardı,bu küçük kızın babasını arkadaşı ,öfke sonucu yaraladı ve kısa zamanda öldü. Küçük kızın babası ölünce kardeşiyle iyice yetim kaldılar . Anneleri tekrar evlendi ama babasız olmuyor işte. Dedesi onu koruyup kolluyormuş ama o yavrucakta baba özlemi çokmuş. Çünkü babasızlığı hep karşısına çıkıyormuş. İtilip kakılıyormuş, fakirlik bir yandan zor bir yaşamları varmış. Küçük kız çok sıkıldığı zamanlarda böyle yüksekçe yerlere gider kenarına oturup ağlarmış. Sanki orda tüm sıkıntıları gidermiş. Böylece seneler geçip giderken kızımız büyüdü, ama o hep kayalığa gelip oturur gökyüzüne bakarmış sanki bir haber alacakmış gibi.. Bir gün gökyüzünde göçmen kuşlar belirmiş yine güneye göç ediyorlarmış kızımız ne görmüşse koşarak köye gelmiş, bizlere burdan hepimiz gidecegiz güneye diye söylemeye başladı. Hepimiz güldük tabi. Çok geçmedi muhtar bize devlet aracılığı ile (K) a göçmen olarak gitmek isteyenlerin yazılması gerektiğini söyledi. Bizde o fakirlikten kurtuluruz diye göçmen olarak yazıldık . Çok azımız kaldı geride. Bizde göçmen kuşlar gibi güneye göç ettik. Yıllardırda burdayız yavrucum. O kızcaz da geldi kocaman bir ailesi oldu ve yavruları göçmen kuşlar gibi dağıldı yaz oldumu ona geri geliyorlar. şimdilerde o fakir kız çok zengin kendine yeten biri. Dedi ve durdu yine gözlerinde yaşlar belirmiş ti . "Dede cim neden agladın " torunu da hislenmişti ağlamasına dayanamdı. Parmak ucuyla göz yaşlarını silmeye çalıştı dedesinin."O ölen benim güzel oğlumdu, hafızımdı, o kız da torunumdu." " Çok özledim memleketi ve " dedi gerisi gelmedi. "Biz zaten bu dünyaya misafir gelmedikmi , az kaldı zaten kavuşuruz gidenlerin ardından. Yerlerinden kalktılar ve köylerine doğru giderlerken denizin üstünden göçmen kuşlar güneye doğru ilerliyorlardı.
HATIRAMI ALDA GİT
Yaşama umutla saklanan bi sır gibi,
Kapattıık kapıları manasızca yarına,
Gönlümüzün gözünü çıkartık manasızca,
Sevinçleride gömdük geriye umutlarıda
YALNIZLAR Hep yanlızlar kervanında
Hayaller peşinde koşanlar
Kalabalık içinde kaybolan Yanlızlar var ya..
Etiketler:
deniz,
göçmen kuşları,
kalpak,
torun,
uçurum,
yaşlı adam,
zaza dede
Aksam sefasi da gidiyor
AKŞAM SEFASI
Akşam sefasının kokusu o kadar güzel ki . Her akşam bu güzel kokulu agacın yanında oturmak ve o güzel kokuyu teneffüss etmek , bana verilen güzelliklerden biri. Sonra gecenin yıldızları çıkmaya başlıyor , ve dolun ay' da misafir oluyor, geceye. Aklımıza hiç gelmeyen kelimeler beynime bu güzelliklerin sahibini düşündürmeye başlıyor. Parlak yıldızların her biri sanki her birimiz, kimi parlak kimi sönük... Havada sovumaya başladı ,artık sonbaharın etkisiyle gece yavaş yavaş değişmeye başlıyor. O güzel kokuyu içime çekip , çiçege yaklaşıp onla sohbet ediyorum ( tek taraflı ) ondan ayrılırken sahibine şükrettim. AkŞam sefası dediğim ağacımsı bir çiçek . Küçükken komşumuzun yolundan geçtiğimizde , bir bahane ile sohbet açıp , o güzel kokuyu tenefüs edebilmek , hoş bir duygu idi . O çiçeği buldum bende büyütmeye kalktım ama , can çekiyor , bu karadeniz onun için soğuk . Üşüyor seneye çıkmayacağı belli .Hava buz gibi , ben titrediğime göre , bu can nasıl sağ çıkar .İnsan en sevdiği şeylerle imtihan oluyor işte .Gözümü yumuyorum gecenin ayazında o çocukluğma dönüyorum . Her işimiz babamızın kontrelinde ,korkusuz ve güvendeydik . Ben de babacı idim . Şimdi anneme haksızlık ettiğimi anlıyorum . Keşke onlar olsaydı . Karadeniz sakince , soğuk ya . Geçmişte durulmuyor . Gece de neler saklı ,bilmem ama yarın güneş olacak o kesin . Yıldızlar çok parlak . Dünya kavgası bitmiyor . İnsanlar rollerine devam ediyor , ölenler ,doğanlar ve geçip giden zaman işte . Neyi paylaşamıyoruz hiç bilemedim .
Etiketler:
akşam sefasi,
çiçek,
çocukluk,
gece,
yıldızlar
Zor zamanlarda yapilan yardim en makbulu
7 Aralık 2015 Pazartesi
Güpür dantellerden ve el isi dantelden güzel kolyeler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














































