12 Ekim 2015 Pazartesi

Her gün alti dakika ile zayıflayin

5 Ekim 2015 Pazartesi

Melemen konservesi yapımı






Melemen konserve yapımı


Yaz aylarında bolluk bereket var . Bahçemizden veya pazardan
aldığımız mis gibi dometesler ve biberlen kışa hormonsuz
kaliteli domates sosu yada melemenlik hazırlamak ,
çok kolay . Sadece evinizde kıştan biriken kavonozlarınızı
ve ona uygun yeni kapakları hazır etmeniz yeterli .
Kapakları zücaciye ya da pazardan alabilirsiniz .
Eğer kavonozunuzda yoksa aynı şekilde temin edebilirsiniz .

MALZEMELER:

Domates

Biber

Sogan

Yağ

 Tuz

Kavonozları haşlanmış suda temizleyin kapaklarıdaa steril
şekle getirin . Soğan ve biberleri doğrayıp tencerede yağda
kavurun , tabi bu sizin zevkinize ve damak tadına kalmış .
Domatesleri ben kabuğunu soymadan küp küp doğrayıp ,
kavrulmuş soğan ve bibere ekleyip , kaynamaya başlayıncaya
kadar arada karıştırın ve tuzu da ekleyip , üzerine köpükler
çıkıp hafif salçamsı renge dönünce , kavonozlara koymaya başlayın .
Sıcak sıcak koyup kapaklayıp etrafını temizleyip , ters çevirip ,
mümkünse zemin kumaş türü , sıcaklığı koruyan bir zemin
oluşturun . Bir yıl boyunca istediğiniz de tüketmeye hazır
bir şekilde bozulmadan duracaklar . Melemen yada yemeklerde
kullanabilir , kışın yemeği hazır bir şekle getirebilirsiniz .
Yaz boyu her melemen yapışınız da yada yemeğe sos yaparken
fazla yapın ve hemen kavonoza koyup arada kısa aralıklarla
yorulmadan , Kışlık konserveler hazırlanabilir .
Konserve yapımında kavonozları kaynatmak baya bir
zahmetli oluyor . Size ufak bir tüyo vereyim . Bulaşık
makinesinde bunu yapabilirsiniz . En sıcak ayarda
onları yıkama pogramında yıkarsanız , konserveler hazır olacaktır .Melemen kavonozunu açıp pişireceğiniz zaman yumurtanızı ve isteğe bağlı kaşarınızı ilave edebilirsiniz . Afiyet olsun...








-->

Melemen nasıl yapılır


Melemen basitçe nasıl yapılır.?
Malzemeler:
  • 1.kilo domates yaklaşık ,tercih sizin
  • bir baş soğan
  • istediğiniz miktar biber 3 veya 4 tane 
  • maydonoz ve dere otu
  • yeşil soğan olmasa da olur , damak tadınıza göre
  • tuz ve baharat , pul biber
  • kaşar seviyorsanız , rendeleyin pişince melemen en son koyun hatta ocaktan alın
  • kaşar koyun o zaten eriyecek sıcaklığından
    Melemen de domates ve tüm sebzeler doğranır , sıra ile soğan bibeber kavrulur ,domatesler
 koyulur , iyice eriyince ya da sizin damak tadınıza göre ,dere otu yeşil soğan ve maydonozu koyup
beş dakka daha pişirip en son baharat ve tuzunuz ve kaşarınızı atıp servis yapabilirsini .





--> -->

Sonbaharda eski kıyafetlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz.

Son yüz yıldır insanlar , giyim karşısında aşırı şanslı , çünkü istediği elbiseyi kıyafeti çok rahat erişebiliyor . Elbise dolabınız da atılacak çok şey birikmiştir . Nasıl ne yapacağınızı bilmediğinizden yada hepsinin ayrı bir değeri olduğundanmıdır , yoksa elbiselerinizi kimse ile paylaşmadığınız dan mıdır , dolap dopdolu .
      Kışlıklarınızı şimdilerde çıkarıp yazlıklarınızı ayırırken , kullanmadığınız , küçülen giysileri bir ayırın . Sonra onları dolaba koymayın . Bir liste yapın , kime verebilirim , veremezseniz nasıl değerlendirebilirsiniz diye , internette bir baş vurun , göreceksiniz ki bazılarını yeniden giyebileceksiniz .
Gömlekleri , askılı elbise yapabilirsiniz , eski eteklere dantel ekleyin , yada yada yama yapabilir , çamaşır suyunda eskitebir , başka renge sokabilirsiniz , kotlardan çanta, koltuk kılıfı , çocuk kıyafeti yapabilirsiniz ,kazaklarınız dan yastık kılıfları , yelek daha birçok geri dönüşüm yapabilirsiniz .








1 Ekim 2015 Perşembe

Isız gece ve sen

Bir şehrin , en güzel yanı , geceye büründüğü , o sesiz , saatlerin geçtiği zaman dır . Aslında gece sesiz gözükür , gözükmesine , ama sessizlik bazı evlerde ve binalarda telaşın ve üzüntünün  , sıkıntının  adresi oluveriyor .
Bazen diyoruz ya , zaman bu gece hiç geçmek bilmedi .Zamanı geçiren sıkıntının sona ermesii oluyor ekseri . Bazen bir annenin , çocuğu hasta olur ve ateşi yükselir , korkar evdekileri teleaşa verir , evde bir büyük varsa tabi , işe el atar . Bilir zamanın bilgesi ateşin de çocuklar için faydasını . Korkarız ateşten , halbuki beden , o sıcaklıkla kendini temizliyor . Kendi bedenimiz bile ortalığı yakıp kavurmadan temizlik yapmıyor .Mikrop olan , parazit olan , virüs olan bazen de o korktuğumuz kanser gibi dünya yaşamı .
Her gece yaşanan olaylar , duyulmayan sesiz çığlıkları ve hüznü taşıdığı gibi , güneşin etrafı sıcaklığı ile donattığında , belki farkına varıyor insan gecenin uzun ama günün aydın olduğunu .
İnsan güzel rüya gördüğü gibi kötü bir rüyada görür. Ama ilginç olan o rüyaları hiç hatırlayamayız .
Beden yorgun olunca , kafa dolu dolu olunca , ruhunuzun uçtugu konduğu yerleri hatırlamıyoruz . Belkide ruhumuz , farkında uyumadan önceki her şeyin bir gün son bulacağını ve kendi aleminde ki rahatlığı bulamadığı dünyada kendini hafızamıza küstürüp , hatırlatmıyor .
İnsan gece olunca sakinleşiyor , çünkü her şey sesiz ve sizi üzen dürten yok . Uykunuz kaçarsa bir gece , sabahın olduğu vakitlerde ruhunuzun , canlandığını hissedeceksinizz , o yanlızlık bitmiş , telaş başlamıştır . Bırakın hayat size sunacağını sunacak zaten , BU DA gelir BU Da GEÇER .....

Kör bıçakmısın ,bilenmiş bıçak mı .

           Hayatı farklı görmeyi hiç denediniz mi ? Yıllarca uğraşıyorsunuz ama bir arpa boyu yol  alamıyorsunuz .Bir hedefiniz var ama hedef her zaman sapıyor , Sapmasının nedenini düşünüyorsunuz ama sebebi göremiyorsunuz .
          Hayatın garip cilvelerinden biri olan kendi hatalarımız ve avucumuzun içinde ki çözüm aslında hep bizimle .Tek bildiğimiz şeyse elinizdeki kör bıçakla hiç bir şeyi kolayca kesemeyeceğimiz  o bıçağa bir eğenin şart olduğunu aslında bilmemizin gerektiğidir . Bıçağı eğelediğinizde keskin olduğu için nasılda işlerinizi çabucak bitirdiğinizi göreceksiniz .
           Zor olan hayatı nasıl yöneteceğimiz ve yapacağımız seçimlerimizdir .Belkide hayatı bize bahşeden zamanı gelmeyince eğeyi bulmamızı istemiyordur . Kör bıçağın işleri zorlaştırdığından bile bazen bir haberiz . Bıçak eğe istiyor , bizse yeni bıçağın alınması gerektiğine inanıyoruz . Aslında şöyle düşünürsek evlerde genelde bıçak eğesi yoktur , Halbuki her gün kullanılan bıçak  bize lazımken ona bir eğe almıyoruz . Şimdi bazı muzip arkadaşlar da "lazerli bıçak var der gibi " misal verdiğimi unutmayın . Demek ki sorunu alıyoruz , ama sorunu çözecek olan çözümü görmezden geliyoruz .

Gelen Misafirler